19 Aralık 2009 Cumartesi
Sizlere biraz da son zamanlarda gittiğim yemek yerlerinden bahsedeyim.
İlk olarak İstinye Yokuşu üzerinde ki Meyyali'den bahsetmek istiyorum. Yağmurlu bir günde öğle yemeği için gittiğim bu restaurantı gerçekten çok beğendim. Tava ciğeri ve incirli hurma tatlısı yedim. Her ikisininde lezzeti gerçekten tatmaya değer. Özllikle sunumları oldukça başarılı.
Havanın romantik etkisinden midir bilinmez bir kadeh şarabımı elime alıp orada saatlerce arkadaşlarımla yeşile ve denize karşı oturup sohbet edebilirdim.Ama malum öğle araları 1 saat :)) Bir akşam mutlaka bu keyif için ayrıca gideceğim. http://www.meyyali.com.tr/indexim.php linkinden sizin de detaylarını göreceğiniz bu yerde hafta sonları açık büfe brunch'ta mevcut. Özellikle yazın daha da keyifli bir mekan olacağına eminim. Tavsiye ederim.
İkinci olarak çoğunuzun bildiği Taksimde ki Me Gusta. Seneler önce de gittiğim mekan oldukça değişmiş geldi. Çok geniş bir menüsü var ,keşke bukadar çok çeşidi sunmaya çalışmasalarmış çünkü lezzetten ödün vermişler:( 4 kişiydik ve hiçbirimiz yediğimizden memnun kalmadık. Ama sadece keyifli bir müzik eşliğinde içkinizi içip sohbet etmek yada tuttuğunuz takımı dev ekranda seyretmek istiyorsanız tavsiye edebilirim. Yalnız ufak bir tiyo kışın kapıdan uzak durun !!(Kapı çok ağır kapandığından ve giriş çıkış çok olduğundan soğuğa maruz kalıyorsunuz) http://www.megusta.com.tr/
Gelelim üçüncü yerimize yani KafePi Beşiktaş Bistro 'ya... Burası ile bir arkadaşım sayesinde seneler önce tanıştım. İlk mekanları yanlış bilmiyorsam Taksim Tünel'de olan Kafepi oldukça yaratıcı ve eğlenceli bir menüye sahip.Bugüne kadar yediğim herşey çok çok lezzetliydi.Üstelik fiyatları da birçok yere göre oldukça uygun. Özellikle İstanbul'un iki farklı yakasında oturan arkadaşların rahatlıkla buluşabileceği bu mekanda isminin büyüsüne kapılarak denemek isteyeceğiniz 60 çeşit kokteyl mevcut. Ben şiddetle tavsiye ediyorum, gidip gitmemek size kalmış :) http://www.kafepi.com/BesiktasPi/index.html
Bahsedeceğim 4. mekan ise bir Italyan mutfağı VAPIANO. Suadiye de Vakko'nun sokağında ki bu alışılmıştan biraz farklı mekan ve concepte sahip restaurant'ta nefis Italyan Makarna,Salata yada Pizza'larının yanında şarabınızı yudumlayabilirsiniz. Hemen girişte size çıkışta ödeme yapmanıza yarayacak , ne yiyip içtiğinizi hafızasında tutacak bir manyetik kart veriliyor. Bir nevi "Adisyon Kart" :) Elinizde ki bu kart ile Makarna,Salata yada pizza kuyruğuna giriyor ve siparişinizi veriyorsunuz. Kartınıza aldıklarınızı işleyerek size üzerinde ışık yanan ve titreyen bir aparat veriyorlar. Elinizde ki bu yeni oyuncağınızla kendinize oturacak yer arıyorsunuz. İşte mekanın negatif yanı burada ortaya çıkıyor, yer bulamıyorsunuz!! Kimisi uzun kimisi kısa olmak üzere bir sürü masa var ama bir okadar da oturan var... Yer bulup oturduktan sonra yine kartınızla gidip kendinize güzel bir şarap seçebilir yemeğinizi beklerken keyifle içebilirsiniz. Yemeğiniz hazır olduğunda size verilen aparat titreyerek yanıp sönmeye başlıyor. Sizde elinizde ki bu oyuncakla yemeğinizi mutfaktan alıyor ve afiyetle yiyorsunuz:) Ücretler biraz yüksek ve de otoparkı olmadığı için park yeri bulmakta zorluk çekebiliyorsunuz. Ama yine de dostlarla keyifli sohbet eşliğinde lezzetli birşeyler yemek istediğinizde seçebileceğiniz bir mekan. Tavsiye ederim..
http://www.vapiano.de/frame.php?section=ueberuns&lang=tr#
Etiketler: İstanbul
25 Kasım 2009 Çarşamba
HasanKeyf
Diyarbakır'dan sonra Hasankeyf'e doğru yola koyulduk. Tur rehberimiz yolda bizi indiğimizde etrafımızı saracak olan çocuklara karşı dikkatli olmamız için uyardı. Tam da anlattığı gibi otobüsten iner inmez etrafımızı 10'dan fazla çocuk biranda sarıyor ve "size buranın tarihini anlatayım mı abla?" diye kabul ettirene kadar peşinizden ayrılmıyorlar. Ve sanki 23 Nisan'da şiir okurcasına arada derin nefesler alarak Hasankeyf'in tarihini bir çırpıda anlatıveriyor:))
ILISU Barajı projesi ile sular altında kalacağı zaman tanıdık birçoğumuz Hasankeyf'i (şahsen ben öyle duydum)
Önceleri Mardin'in ilçesi durumundayken Batman'ın il olmasının ardından Batman'a bağlanmış. Sular altında kalmaması için yapılan tüm çalışmalar 2003 yılında buranın SIT alanı ilan edilmesi ile sonuçlanmış. Ama bu biryandan da bölgenin gelişmesini engellemiş ve zamanla nüfusta gerilemiş. Bize yine bölge halkı çocuklarından İbrahim Kale'yi gezdirerek tarihinden bahsetti , ileride Makine mühendisi olmak istediğini dile getirdi. Bu dileğini bir gün gerçekleştireceğine gönülden inanarak ve teşekkür ederek oradan ayrıldık ve Midyat'a doğru yola çıktık.












Etiketler: GAP
8 Kasım 2009 Pazar
Bu hafta çok güzel iki oyun ile yeni tiyatro sezonumu açtım :)
Bir tanesi Haluk Bilginer'in ve 4 Soykarının (Evrim , Selen ,Zeynep ve Tuğçe) sahnelediği 7(şekspir müzikali)
Shakespeare'ın hayatının 7 evresinin kendi eserlerinden alıntılarla oldukça keyifli bir şekilde anlatıldığı bu müzikali görmenizi tavsiye ederim. Her zaman ki gibi kapalı gişe oynuyor aylık biletler satışa sunulur sunulmaz almanızda fayda var. Özellikle soykarıların performanslarına ve 3.evreye(aşk) bayıldım.
Ayrıntılı bilgi ve bilet almak için http://www.oyunatolyesi.com/ sitesini ziyaret etmelisiniz.
"Bütün dünya bir sahnedir ve kadın erkek ancak birer oyuncu"
Diğer oyun ise Akbank Sanat'ta Yeni KTiyatronun sergilediği "Şeylerin Şekli" adlı oyun.
Sanatın ne kadar ileriye gidebileceğini , bir çizgisi olup olmayacağını sorgulayan ,sorgulatan çok çok başarılı bir oyun. Oyun 1 saat 40 dk aralıksız sürüyor ama inanın o zaman nasıl geçiyor anlamıyorsunuz bile. Üstelik oyunda daha önce hiçbir oyunda karşılaşmadığım farklı bir akış var , ne olduğunu söyleyemem ,sürpriz :)
merak edenler http://www.akbanksanat.com/web/147-6116-1-1/akbank_sanat/tiyatrolar/yeni_kusak_tiyatro_etkinlik/seylerin_sekli sitesinden detay bilgi alabilirler.
E daha ne duruyorsunuz haydi tiyatroya.... :))))
Etiketler: Aktivite
1 Kasım 2009 Pazar
Bu hafta sonu yine uzun zamandır ağzımın suları akarak fotoğraflarına baktığım Güral Spanca 'ya gittik. Tek kelime ile harika bir tatildi ve tadı damağımda kaldı 2 gün kesinlikle yetmiyor :( Otelin çalışanlarından mimarisine herşeyine bayıldım. Tüm çalışanları çok güleryüzlü ve size aileden biri gibi davranıyor, her konuda anında yardımcı oluyorlar. Bayram nedeniyle bu hafta sonu oldukça kalabalık olduğu için masaj için geç saatlere randevu alabildik. En iyisi gitmeden önce randevuları almakmış. Hiç masaj/bakım vs.. yaptırmasanız bile tüm gün (08:00-21:00) spa havuzu,saunalar,şok duşlar,hamam,sıcak taş yatakları,havuzdan faydalanarakta oldukça rahatlamanız mümkün. ilk gün Türk hamamı terapisi(Kese&Köpük masajı) , ikinci gün de Bali masajı yaptırdım. Otelden ayrılırken pamuk gibi yumuşacıktım ve mis gibi kokuyordum. Yaşasın temizlik ,yaşasın MASAJ!! Ayrıca sabah kahvaltısı ve akşam yemeklerinde açık büfe oldukça zengin öyleki akşam yiyorsunuz sabaha acıkmadan kahvaltı başlıyor yine kendinizi alamıyor tıka basa yiyorsunuz yine onları eritemeden akşam üzeri çay saati başlıyor(16:00-17:00) bir sürü tatlı tuzlu kurabiye ve sınırsız çay kahve servis ediliyor. Yani anlayacağınız ye-iç-yat rahatla tatilinin ta kendisi:)) Yılın neredeyse tamamını sitresli bir şekilde çalışarak geçirenlere şiddetle tavsiye ediyorum. Detaylı bilgi için
http://www.guralsapanca.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Yağmur hiç durmadığı için çevre fotoğrafları çekmek nasip olmadı :(
Etiketler: İstanbul Çevresi





