12 Ekim 2009 Pazartesi

GAP TURU

Güneydoğu Anadolu bölgesi için girizgahı fazla uzun tutmayacağım çünkü yazacak çok şey var. GA için en uygun dönemler Nisan-Mayıs yada Eylül-Ekim aylarıdır. Size tavsiyem GAP turunu bizim yaptığımız gibi kısacık bayram tatiline sıkıştırmamanız. Dezavantajları ;

  • Bayramda çalışmadıkları için tüm dikkanlar ve lokantalar kapalı oluyor.
  • Zaman kısıtı nedeniyle çok hızlı hareket etmek zorunda kalıyorsunuz, bu nedenle dilediğinizce gözlemleme ve fotoğraf çekme şansınız olmuyor.

Biz Jolly Tur ile gittik, rehberimiz Adem bölgeyi ve yore halkını çok iyi tanıyordu , bu nedenle bize çok güzel bilgiler verdi yada bilgileri alacağımız kişilerle tanıştırdı. Artık ondan edindiğim bilgileri ve gözlemlediklerimi paylaşmanın zamanı geldi.


Diyarbakır
Hava alanından çıkar çıkmaz ne kadar farklı bir yere geldiğinizi anlıyorsunuz. Binalar çok bakımsız ve eski ,genelde her evin balkonunda kurutulmuş kırmızı biberler sizi selamlıyor. Ilk dikkatinizi çekecek şeylerden birisi de sokaklarda ki onca kalabalığın arasında bir elin parmağı kadar bile kadın görememeniz. Kahvaltı edeceğimiz Han’a doğru yürürken elimde makine öylece etrafı seyrediyorum, fotoğraflarını çekmeye korkuyorum, daha sonra fotoğraf çektirmeye alışkın olduklarını ve aksine çekilmekten hoşlandıklarını farkedince kaçırdığım aradaki pozlara hayıflanıyorum:(

Çarşı içinde ki Hasan Paşa Han'ında kahvaltımızı ettik.




Ulu Camii

Geçmişi 4000 yıl önceye dayanan bu camii'de birçok eski camimiz gibi kilisiden dönme(639 yılında) bir camii. Camiinin sol tarafı hanefilere sağ tarafıda Safiilere ayrılmış. Sünnetlerini farklı kıldıkları için ayrı ayrı kılıp farzlarını beraber kılarlamış.



Namaz aralarını serin camii avlusunda sohbet ile geçiren bir grup amca kendilerini çekmemi istediler. Ben dünden razıyım hemen bastım deklanşöre :)
Sadık amca yanıma yaklaştı ve geçen sene tıpkı benim gibi fotoğraf çeken bir bayanın yanına gelip fotoğraflarını çektiğini daha sonrada adresini alıp fotoğrafları göndereceğini söylediğini ama göndermediğini dile getirdi. Kendisine dilerse benim çekip gönderebileceğimi ilettim çok hoşuna gitti ve abdest alırken kendisini çekmemi istedi. Ben de bu isteğini yerine getirdim. Teşekkürler Sadık Bey amcacım.













6 Eylül 2009 Pazar

Sahur Vakti İstanbul




























15 Ağustos 2009 Cumartesi

Bildiğiniz gibi tatilde ki fotoğraflarımda lekeler vardı. Lekelerin lenslerimde değil sensörümde olduğunu anlayınca ,Makinamı Nikon'un Sirkeci'deki teknik servisine götürmem gerekti.
Makinanızı kendi üreticilerinden almışsanız ücretsiz olarak yarım saat içinde bu işlemi gerçekleştiriyorlar. Kontrolüde makinanın üzerinde ki seri numarası üzerinden yaptıkları çin ayrıca bir evrak,fatura ,vs götürmenize gerek yok. Daha detaylı bilgiyi http://www.nikonservis.com/ sayfasından da edinebilirsiniz.
Önemli bir not cumartesi günü servis 09:00-14:00 saatleri arasında çalıştığı için erken saatte gitmenizde fayda var.
Servisin işinin bitmesini beklerken çok yakınında ki Hayyam Pasajına gittik ve uzun zamandır istediğim tripod (http://www.tripodfoto.com/urun.php?PID=1643) ve tripod için kafa (http://www.tripodfoto.com/urun.php?PID=301)aldım. Hatta yanında bir de uzaktan kumanda da aldım. Klas Foto Market (http://www.klasfotomarket.com/) de ki Vedat Bey'e çok teşekkür ediyorum çünkü fiyat konusunda gerçekten bize çok kolaylık sağladı:)
Alışverişimiz bitip ,makinamızı da servisten aldıktan sonra başladık tahtakalede gezmeye ...
Bakalım objektifimize neler takılmış :))



Nuruosmaniye Camii tadilattaydı



Öğlen acıkınca Nuruosmaniye pasajı içerisinde gizli kalmış ama çevresinde oldukça meşhur olan esnaf lokantası kıvamında ki Bahar restaurant'ta yemeğimizi yedik. oldukça lezzetliydi
Bu sıcakta milletin ne işi var burada , deli mi bunlar :D

Hatice Turhan Valide Sultan Türbesi
Türbe önünde yatan bir evsiz...
Eminönü Yeni Camii



Ezan saati,herkes namaza yetişmenin telaşı içindeyken ve ezan tüm avluda yankılanırken ben de sanki fotoğraf çekerek kendi ibadetimi yapıyordum... Avludan çıkarken kuş gibiydim:)
Kuş demişken...

Teyzemin diline lütfen dikkat edin :)

13 Ağustos 2009 Perşembe

Hatırlarsanız daha önce gün doğarken Kavak'a gelmiş ve sizlerle paylaşmıştım. Bu defa haftaiçi kimsecikler yokken güneşi uğurlamaya gittim. Tıpkı gelişi gibi gidişi de muhteşemdi. Saatlerce orada oturup öylece gökyüzünü seyredebilirim ve inanın hiç sıkılmam. Çocukken oynadığım bir oyun vardı, gerçi "dı" demiyim hala oynarım :) bulutları birşeylere benzetme oyunu , o gece yine kendi kendime oynadım ve inanır mısınız bütün çizgi film karakterleri o gece oradaydı :P
Elimde "Altın Balık" balıkçısından aldığım nefiss!!! uskumrulu balık ekmeğim, gökyüzünde kahramanlarım güneşi uğurladık , yıldızları selamladık ...
Beykoz'a giriş
Beykoz yolunda güneş arkasını dönmüş giderken...





Anadolu Kavağı Yaros kalesinden İstanbul'a bakış








Bu manzarayı gözlerinizle görmelisiniz malesef güzel fotoğraflayamadım..

;;

Template by:
Free Blog Templates