15 Ağustos 2009 Cumartesi
Öğlen acıkınca Nuruosmaniye pasajı içerisinde gizli kalmış ama çevresinde oldukça meşhur olan esnaf lokantası kıvamında ki Bahar restaurant'ta yemeğimizi yedik. oldukça lezzetliydi
Etiketler: İstanbul
13 Ağustos 2009 Perşembe

Etiketler: Gün Batımı, İstanbul
10 Ağustos 2009 Pazartesi
Koca bir sene çalış dur sonra hepi topu 1 haftacik tatilde dinlen dilenebilirsen...
Oysa tatilde ;
güneşin doğumuna tanıklık etmek ,
Deniz henüz sadece balıklara ev sahipliği yaparken sahilde yürüyüş yapmak,
deniz yeni ütülenmiş çarşaf kıvamındayken çarşafı ilk kırıştıran olmak,
uzun uzun sohbet ederek kahvaltı etmek ,
"tok karna denize girilmez" uyarilarına kulak asmadan kendini suya bırakmak,
şezlonga uzanıp günün gazetesini doyasıya okumak,
bulmaca eki için yaninda kilerle didişmek, kazanan belli olmazsa hep birlikte çözmek,
yanında götürdügün kekin yanına bir keyif çayı isteyebilmek için türlü el kol hareketleri ile şaklabanlıklar yapmak,
sonra yediklerini eritme psikolojisi ile kalkıp "Denize giren var mi?" diye yoklama almak,
Iskelede "en son atlayan dondurmayı alır!" , "Sona kalan diğerlerine masaj yapar!","Beni seven arkamdan gelsin" ,vs..
gibi çocukça şakalarla cümbürcemaat suya atlamak,
ya da söze ihtiyaç duymadan iskelenin başından sonuna kadar koşmak ve son adımını havada hissetmek ve özgürce suya düşmek,
Ilk yata kadar yarışmak,
kitap okumak , okuduklarını yanındakilerle paylaşmak ,üzerine tartışmak,
burnuna gelen taze süt mısır kokusuna yenik düsmek,
dondurmasina tavla oynamak,
raket,frizbi,su topu oynamak,
Su kayaği ,wind surf,paracaling yapmak,
kanoya , muz'a binmek,
hiçbirşey yapmadan öylece güneşte malak gibi yatmak,
akşam üzeri midyecinin tezgahını önüne alıp bol köpüklü birayı yanına arkadaş ederek hunharca yemek,
herkes gidip şemsiyeler teker teker kapanmaya başlayıncaya kadar sahilde kalmak,
akşam serinliğinde titreyerek denize girmek,
"Duşta birim","Ikiyim",.... bağrışları içerisinde evin yolunu tutmak,
Denizin kokusunu içine çekerek , ayagina kumun bulasmasina aldiris etmeden günbatimina karsi raki-balik sohbetleri yapmak,
Günbatimini fotoğraflamak,
ertesi günü erken kalklamnin endisesini tasimadan sabahlara kadar içmek ve dans etmek,
Sabahin ilk isiklarinda eve dönerken yönünü sahile çevirmek ve çiplak ayak kumsalda çocuklar gibi kosmak,
Öylece kiyafetlerle denize girmek ve ayilmak,
ve tekrar diledigimce yasabilecegim yeni bir güne baslamak
istiyorum...
Ve tüm bunlarızaman endişesi içerisinde telaşla,günleri sayarak yapmak istemiyorum.
Sanırım artık büyüdüm :P , bu sene ilk defa yarın için hesap yapmadan bir tatil yaptım ve yine öyle sanıyorum ki o nedenle bu defa geri dönmek çok canımı yaktı...
Neyse tüm bunlari bir kenara koyup size kisaca tatilde neler yaptik ondan bahsedeyim :))
Tatile baslarken hedefimiz Bodrum'da 3-4 gün kalip oradan Çeşme'ye geçmekti.
Yolculugumuzda bize Teyzem Nunu ve arkadasim Yasko'da eşlik etti.
Gece yolculuğunu çok istemediğimizden sabah ki feribot saatleri de geç olacagindan biz sabaha karsi 4 gibi
yola çikip eski usul Eskihisar-Topçular feribotuna bindik.(45 YTL)
Ne yalan söyleyeyim bu defa yol çok uzun geldi.Saat öğleden sonra 2 gibi evimize vardik.
Sevgili annecim ve kardeşim Batu bizi karşiladi, Batu'yu yaklaşik 1 aydir görmüyordum ve gözlerime inanamadim
boyu beni geçmiş, benim küçük sıpam sanırım artık delikanlı olmuş :)
Hal hatir aşaması hızlıca geçildikten sonra valizin en üstüne yerleştirilmiş mayolar giyildi ve istikamet Karaincir Koyu, marş marş!!
Geçen senelere oranla şezlonglar daha sıklastırılmış yani dipdibe yatıyorsunuz, yanınızdakinin midesi guruldasa duyacaksınız o derece.
Annemler orada "Emrah Kardeşler" in önünden denize girdiği için bizde onlara takılıyoruz doğal olarak,
heryerde oldugu gibi burada da wireless var ve ne mutlu bana yine 24 saat işe bağlanabileceğim !!:)
Gidenleriniz bilirler Karaincir'in denizi bir harikadir. Yani ev orada diye söylemiyorum ama Bodrum'un okadar koyunda denize girdim burasi gibi yok,
bir kere suyu soğuk (bayiliriiimm), dibi şıkır şıkır balıklarla birlikte yüzüyorsunuz ,koyun adı akvaryum olsa olurmuş neyse ki olmamış yoksa daha çok gezi teknesi gelirdi.Tekne dedim aklima geldi sizinle de basimiza gelen olayi paylasmak istiyorum.
Bir gün iskeleden atladik yine açiklara dogru yüzecegiz dogal olarak kafa suda , bir ara birinin bağırdığını duyarak kafayı kaldırdım bir tekne üzerimize geliyor ,kaptanıda camdan sarkmış bize bağırıyor " Çekilsenize,dikkat etsenize deminden beri düdük çaliyorum" diye , hoppala buyur buradan yak ,Ulen sen insanlarin yüzdügü
yere kadar gelmissin zaten iki adim ötesi kumsal sen dikkat edeceksin ben degil suyun içinde seni nasil göreyim, nasil duyayim??!!
Neyse biz tabi tutustuk mu kavgaya,birbirimize sarfettigimiz söleri söylemeye üseniyorum ve hizlica geçiyorum :))
Çikinca tabi durur muyum ,hemen sahil güvenligi aradim teknenin adini(Aþkolsun-adýnda meymenet yok :P) verip olayi anlattim ve sikayette bulundum.
Sahil güvenlik hiç beklemedigim bir sekilde çok ilgilendi, hatta tekrar bana geri dönüs yaptilar ve düzgün bir biçimde samandira koyulmayan
yerlerde teknelere malesef karisamadiklarindan bizlerinde dikkat etmemiz gerektiginden bahsedip tekneye siki bir denetim yapacaklarini,
konu hakkinda da uyarida bulunacaklarini ilettiler.
simdi siz "seni avutmuslardir" diyebilirsiniz ama ben telefonda ki sese inandim, en önemlisi şikayet ettiğim için rahatladim :D
Uzun lafin kisasi insallah olmaz ama teknelerle, su sporlari ile ilgili bir sikintiniz olursa bence çekinmeden ve düsünmeden Sahil Güvenligi arayiniz.
Bu arada belirtmek isterim emrah Kardeslerde sezlong'a ayrica para ödemiyorsunuz.Gün boyu zaten yiyip içtiginiz için ona da ayrica para istemiyorlar.
sürekli müsterilerinden de otopark parasi almiyorlar. Burasi ayni zamanda apart otel ama odalarinin içini görmedigim için bilgi veremeyecegim.
Tatilde Karaincir dışında bir kerede ASPAT Beach'te denize girdik , burası Karaincir'e göre biraz daha sicak ve tasli. Ama burasi çok büyük bir alan olduğu için kimsenin mide gurultusunu duymaniz gerekmiyor :) Girisi 25 ytl ve bu aslında tam olarak giriş ücreti sayilmaz, bu para karsiligi size bir bileklik veriliyor ve gün içinde bu para ile alisveris yapiyorsunuz eger paraniz biterse tekrar yükleme yapabilirsiniz.Yani aslında oldukça uygun.
Burasida yine ayni zamanda apart otel oda+sabah akşam açık büfe kahvalti+yemek 180 YTL , bana buda uygun geldi, ne dersiniz?
Elbette burada sadece hamak ve minder yok, bakalim neler varmis...
- Masa tenisi
- Bilardo
- Langirt
- Futbol ve voleybol sahalari
- Go-Kart
- Su sporlari
- Açik hava sinemasi ve konser için ufak bir alan
Yani aslinda günboyunca sikilmayacaginiz biryer. Zaten benim oraya asil gidis nedenim Wind Surf.Bu sene ki favori sporumuz da buydu. Ayhan hoca'dan 3 gün ders aldim , Ayhan hocamın bana bukadar hızlı öğreteceğini bileydim seneler önce giderdim. Hiç bukadar zevk alacagimi düsünmemistim,üstelik öyle çok kuvvetli rüzgarda da yapmadim birde onda yapabilsem kimbilir nekadar zevk alirim. İnşallah seneye biraz daha toparlarım.
Ders fiyatini merak ediyorsunuz degil mi , 80 YTL idi. Ancak sağolsunlar hiç öyle senin 1 saatin doldu hadi ders bitti gibi karşıdakini sitrese sokmuyorlar herkes nekadar koparsam kardır diye bakarken onlar hiç para hesabi yapmiyorlar. Hem de öğretmek için gerçekten çaba sarfediyorlar,
"Aman 3 gün tatile gelmiş zaten nekadar ögrenebilecek 2 taktik verir salarım suya" da diyebilirdi ama demedi , sağolsun çok ilgilendi. Eger yolunuz o tarafa düşerse ve Wind Surf ögrenmek isterseniz http://sorfcuayhan.com/ sitesinden iletişim bilgilerini edinebilirsiniz.
2.günümde rüzgarla cebellesirken neredeyse diger koydan çikacaktim , bir türlü geri dönemedim , dönemedigim yetmiyormus gibi bir de sürekli açılıyordum.
Normalde tekne gezisinde tekne orada dursa ve herkes atlasa yüzse yine de çekinerek girebilecegim bir suda tek başımayım tabi görünürde, çünkü sahilden sürekli beni gözetliyorlar pilimin bittigini anladiklarinda yada ben yardim çağırdığımda gelip kurtarmaya hazır bekliyorlarmış
Ve tabi 1 saatlik bir çabanin sonunda pes ederek yardim istedim ,aslinda dönerdimde birde Zodyak'in keyfini çıkarmak istedim :P
Ama tataaaammmm 4. gün tek basima gittim ve tekrar geri geldim , bu beni yaris kazanmiscasina mutlu etti. Istanbul'a döner dönmez nerede yapabilirim diye
arastirma yaptim sadece Suadiye'den yanit geldi. Ders saatleri 50 ytl'imis. Kiralamak ise 40 ytl.Kira ücreti bana fazla geldi açikçasi çünkü Bodrum'da
25 Ytl'ye kiraliyorlardi.Bir haftasonu denemeyi planlıyorum size sonucu iletirim:)
Gelelim yeme içme olaylarına , bu sene tatilin en gözde atıştırmalığı annemin ekmek makinasında yaptığı limonlu kekti. Resmen başında kavga ettik :))
ikinci kavga nedeni babamın Antalya'dan evin önünden topladığı Incirlerdi , bu incirin üzerine tanımıyorum,bir hemen dalından yemeye hastayım bir de dolapta buzzz gibi soğuttuktan sonra...Ihhhh.ıhhh....olsada yesem!!
Veee atıştırmalıklar listemizin 3. ve son sırasında frenk yemişi başka bir adıda frencir, aslında birçok adı varama sayıpta kafanızı karıştırmak istemiyorum.Tadı çok lezzetli ama bir okadar da tehlikeli ve yemesi meşakkatli bir meyve.Kendisi kaktüsgillerden gelir , yumurta şeklinde turuncu ve üzeri silme diken doludur.öyleki değmenize gerek yok yakınında durun rüzgar size dorğu eserse farkında olmadan her tarafınıza onlarca diken batar,gözle görüp çıkarmanız ise oldukça zordur. Içinde ise bir sürü ufak çekirdeği vardır. o nedenle meyve yi çiğnemeden damağınızda ezerek 2-3 çevirip löp yutacaksınız :)) Iyi bilenler tarafından toplanmazsa ve soyulmazsa yerken ağzınıza bile batabilir. Dikenin battığı yere zeytinyağı sürerek çıkmasını bekleyebilirsiniz yok eğer hart hurt kaşınırsanız vücudunuza girer ve bir daha çıkmaz. Babam sağolsun hersene toplar ,ihtisas yapacak yakında,rüzgarın olmadığı saatte gidebilmek için sabah 5 'te kalkar. Bizim şaşkın Nüvit ve uydum akıl Batuhan akşam üzeri gittiler dönünce yağlı güreşe tutuşmak zorunda kaldılar :) Şimdi gözünüz korkmasın aman be ne zorum var böyle meyveyle uğraşacağım demeyin denemediyseniz bence deneyin,en azından sahilde tanesi 1 ytl'ye satılıyor. Çokta faydalı bir meyvedir ;kan yaptığı ve ishale iyi geldiği söylenir,en büyük özelliği de viagra özelliği taşımasıymış, benden söylemesi :D
Yemeklere gelince annem diye söylemiyorum evde yediğimiz yemekler dışarıda yediklerimizden çok daha iyiydi! Bu sene Bodrum'da ki balıkçılar bizi hayal kırıklığına uğrattı. Senelerdir gittiğimiz Karaincir-Turgutreis arasında ki "Kadir Reis'in Yeri" tam bir fiyaskoydu. Önden mezeler çabucak geldi ama hiçbirine bayılarak yemedim,Cunda'da ki mezeleri unutamamamdan mı acaba diye sesimi çıkarmadım başta ama sonra masada ki herkes teker teker dökülünce sorunun benden kaynaklanmadığı anlaşıldı.Neyse iyi kötü yedik mezeler artık bitti , hala kalamar yok ortada ,rakım ısınıyor (ben de mezesiz hiç içemem mereti) balık yok bekle bekle neyse yaklaşık yarım saat boş sofrada oturduk neredeyse sonra kalamar geldi ,inanın Istanbul'da Beylerbeyi'nde yediğim bundan çok çok daha lezzetli. Servisin ağırlığını hesaba katarak daha balıklar bitmeden kahve ve helvalarımızı istedik. Ama tahmin ettiğiniz gibi onları da bekledik, hem de helva olarak henüz demlenmemiş vıcık vıcık bir irmik helvası geldi:( Tek iyi yanı hesap iyi geldi kişi başı 25 ytl ödedik sadece.Çok olsaydı içime oturacaktı
Bir başka gün Nüvit ile başbaşa gidelim dedik , Gümüşlük ,Ortakent yada yine yakınlarda ki Fener'e gidelim dedik.Batu'nun akşam canı sıkıldığı için bizi erken beklediğini bildiğimizden çok uzaklaşmak istemedik ve Fener'e gittik.Ve ne yazık ki mezeler burada da lezzetli değildi :( Balık olarak bir değişiklik yapalım dedik ve dip balığı olduğunu söyledikleri Lagos yiyelim dedik.Işte bu çok lezzetliydi ama zaten olsa iyi olurdu çünkü kilosu 70 YTL idi :) Fener'in en güzel yanı manzarası aslında , mezelerimizi yerken usta WindSurf'culeri izledik.Bir ara ben makinamı kapıp kayalıkları aşarak güneşin batışını fotoğrafladım.
Özetle bu tatilde malesef sizlere mutlaka şuraya gidin ve şunu yiyin diyebileceğim bir yer olmadı. Sadece annemin telefonunu ve evin adresini verebilirim:D Yemekler anneden meyveler babadan derken tatilin başında planladığımız gibi Bodrum'u bırakıp Çeşme'ye geçemedik... Ve 1 haftanın sonunda huzurlu ve bir o kadarda hareketli ,eğlenceli bir tatili ardımızda bırakarak evimize doğru yola çıktık. Itiraf etmeliyim ki utanmasaydım yolda dönmek istemiyorum diye ağlayacaktım :S
NOT : Bu tatil fotoğraf açısından tam bir fiyasko!! lensimde leke varmış ve ben hiç farketmemişim zaten makinayı elime çok az aldım. Hep bildiğim yerler olunca aklıma gelmedi çekmek:(( En kısa zamanda güzel fotoğraflarla telafi edeceğim ,söz.
Hadi gelin şimdi fotoğraflara göz atalım...
Fener'de gün batımı başlıyor..
yoldan geçerken durduğumuz köprü altı manzaraları
yolumuzun üzerinde "İznik Kuş cenneti" tabelasını görünce birden hevesle yola saptık ama tam bir fiyaskoydu, 8-9 tavuskuşu, bol sülün,keklik ve tavuktan oluşan bir çiftlik evi gibiydi. Birkaç poz çekip hemen kaçtık
Etiketler: Ege, Gün Doğarken
12 Temmuz 2009 Pazar
Bu Cumartesi saat 13:00 gibi , Yasemin ,Nüvit ve ben etkinlik köşesinde sizlerle paylaşmış olduğum Starfest'e Solar Beach'e gittik. İyiki yağmur yağacak söylentilerine kanarak organizasyonumuzdan vazgeçmemişiz çünkü hava çook sıcaktı.
Akşam üzeri 16:00 'e kadar Sahil çok güzeldi çünkü çok az insan vardı ve müzikler daha sakindi.Saat ilerledikçe piyasa yapmaya gelenlerin sayısı çoğaldı, biz sahilin kuytu bir yerinde kaldığımız için bu durumdan çok etkilenmedik :) Genel olarak değerlendirmek gerekirse denizin kumluk oluşu çok güzeldi ve beklediğimden çok daha temizdi. Tahmin edeceğiniz gibi tek kötü yanı dalgalı oluşu, gerçi yüzme ile arası olmayanlar için birebir, gir serinle dalgalarla oyna ve çık :) Sahilin dışında terasta da rengarenk minderler ve özel oturma bölümleri mevcut. Yanlız oralarda güzel bir yer edinebilmek için sabah erken saatlerde gitmek gerekiyor.
Gelelim fiyatlara giriş fiyatı normalde 30 YTL ancak backup üyesine ve yanında ki bir misafirine %50 indirim var.Yanlız içeride yiyecek ve içecekler biraz pahallı bira 10 YTL, bir büyük boy pizza 30 ytl, sürekli soğuk birşeyler içmek istediğinizi düşünürseniz sabahtan akşama kadar farkında olmadan çok harcıyorsunuz, benden uyarması :) Oradayken İstanbul'da olduğunuzu tamamen unutuyorsunuz bence yazın sıcağından çok bunaldığınızda aklınızın bir kenarında olması gereken bir alternatif. Ama pazar günleri için bence hiç düşünmeyin çok kalabalık olacağını düşünüyorum, tabi eğer benim gibi kalabalık plaj sevmiyorsanız. Bir de gözüme çarpan en büyük eksiklik çöp kutuları, kumsalda bizim bulunduğumuz yerin yakınında ve terasta geçtiğim yerlerde hiç çöp kutusu göremedim.Belli bir saatten sonra kalabalıklaşınca da çöplerinizi toplamaya görevliler gelmez oluyor :(
Gelelim Starfest'e :) Akşam üzeri 100'e yakın teleskop Beach'in çeşitli yerlerine yerleştirildi.Çıkarken teleskoptan baktım ama hayalimde ki gibi bir şey göremedim, sanırım hava uygun değildi ... Akşam 21:45 gibi Ajda sahneye çıktı , valla ne yalan söyleyeyim kıskanmamak elde değil o yaşta 25 lik kızlara taş çıkaracak bir fiziğe sahip. Yine herzaman ki gibi çok güzel seslendirdi parçalarını ama malesef sahne performansı çok kötüydü... Bu kadar güzel şarkı söyleyen birisi nasıl olurda ritim duygusundan yoksun olur ve dans edemez aklım almıyor. Ama ne yapalım her güzelin bir kusuru vardır bu da onun ki olsun :))
Bu arada bu organizasyon Kültür Üniversitesinin Astronmiyi kullanarak bilimi insanlara sevdirmek için düzenlemiş olduğu bir festivaldi. Bundan sonra ki yıllarda da yapılmaya devam edileceklmiş. Benden söylemesi :P
Etiketler: İstanbul Çevresi
5 Temmuz 2009 Pazar
Öyle bir yer düşünün ki her sabah saat bile kurmadan sabahın 6 sında kalkıp kendimizi sokaklara vurduk. Güneşin doğuşunu-batışını herşeyini doyasıya yaşamak istedik. Bu tatile ilk karar verdiğimizde 4 günün bize fazlası ile yeteceğini düşünmüştük. Bozcaada gibi bir yer göreceğimizi düşünüyorduk. Ama çok yanılmışız ,o kadar çok yapılacak şey, görülecek yer ,tadılacak lezzet vardı ki günlerimizi çok dolu dolu yaşamamıza rağmen birçoğunu bu 4 güne sığdırmayı başaramadık
Şuanda olmasa bile yazının sonunda adaya nasıl gidileceğini öğrenmek isteyeceksiniz , ben şimdiden söyleyeyim :) Istanbul'dan Cunda'ya gitmenin en kisa yolu IDO'nun Bandirma'ya giden feribotlarini kullanmak. Feribottan indikten sonra Susurluk-Balikesir-Havran üzerinden adaya ulaşıyorsunuz. Gündüz gözü ile bu mesafeyi 2 saatte almanız mümkün ancak gece yolculuk yapacaksanız siz buna en az 1-1,5 saat daha ekleseniz iyi olur. Şu sıralar yol çalışması olduğu için biz gece tahminimizden daha geç saatte adaya varabildik.
Kalacağımız yerin sahipleri Hülya Hnm. Ve Bülent Bey bizi gecenin bir yarısı yollarda karşıladılar. Daha ilk andan itibaren sanki bir otele değilde arkadaş ziyaretine gitmişiz gibi hissettirmeyi başardılar. Son anda Ayışığı Butik pansiyonu (http://www.ayisigipansion.com) bulduğu için eşime bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Tüm adayı adım adım gezdim ve inanın burası kadar samimi ,sıcak bir pansiyona rastlamadım. Tabiki böyle düşünmemizin en büyük nedeni Hülya hnm. ve Bülent Bey’in varlığı :) Pansiyon bu sene ilk defa hizmet vermeye başlamış , paspasından kapı kulbuna, pikesine kadar herşey özenle seçilmiş ve büyük bir uyum içerisinde. Cunda’yı bir Cundalı gibi yaşamak istiyorsanız mutlaka burada kalmalısınız diyor ve sözü fotoğraflara bırakıyorum.
Gidilesi yerler :
1- ) 1.pateriça köyü ve 2.pateriça köyünü mutlaka ziyaret etmelisiniz. Köyler terk edilmiş izlenimi veriyor , şuanda yaşayan kimse yok. Eski rumlardan kalmış taş evler zeytin toplama zamanında kullanılıyormuş. Paramız olsaydı tüm köyü satın alırdık diye içimizden geçirip hayaller kurduk daha sonra burayı Güler Sabancı’nın satın aldığını duyunca hayallerimiz suya düştü!!

Üçüncü ve son durağımız Güvercin Adası Manastırı(Ayyorgi Manastırı). Eskiden burası korsanların günahlarından arınmak için geldikleri bir sığınakmış. Burada suyun dibi "Pina" larla kaplı , suyun berrak oluşu ve Pinalarında oldukça iri olması nedeniyle suyun üzerinden bile görmek mümkün. Son yıllarda pinalar koruma altın alınmış ve toplanması yasaklanmış. Umarım bu yasağa uyuluyordur :(
Çiplak , umurta , Günes, Yuvarlak, Kamis , Kilavuz, Tasli, Yelken,Yanliz, Küçük maden, Hasir, Dolap, Kutu, Balik, Çiçek, Kayabasi, Kiz, Poyraz, Tavuk
3-) Pateriça Koylarına giderken sağ tarafta sitelerin arasında bir koy var biz 2 gün orada denize girdik. Sahili biraz taşlık ama iskeleden girerseniz sorun olmaz. Deniz oldukça temiz ve tam istediğim gibi soğuk :)

4-) Mutlaka sabah 7 sularında kalkıp eski rum evleri, taş evleri arasında sokaklarda yürümeli ve fotoğraf çekmelisiniz.

Beni gören bir temizlik görevlisi benim yapamadığımı yaptı :)

7-) Taş kahvede çay , türk kahvesi içmeden ,sakızlı kurabiye yemeden gelmeyin. Gerçi sakızlı kurabiye Bozcaada’da ki ile kıyaslanamaz orada çok daha güzeldi. Burada biraz sanki sakız konusunda pintilik yapmışlar :D

Tadılası Lezzetler :
1-) Bay Nihat ‘tın mezelerinin tadına bakmalısınız. Biz deniz börülcesi , kekikli fener kavurma , balık kokoreç ,karides,rokalı yeşil salata(!),patlıcan salatası,kırmızı biber’in tadına bakabildik çünkü akşam üzeri çok acıkıp birşeyler atıştırmak zorunda kalmıştık. Sakın “eee bunlar bildik mezeler zaten” demeyin tadın farkı göreceksiniz. Fiyatlar aslında adanın heryerinde aşağı yukarı aynı. Tüm bu mezelerle birlikte 3 bira 1 tek rakıya 140 Ytl verdik.
2- ) Cunda Balık Evinde de bir akşam yemeği yemenizi öneririm. Burası Bay Nihat’ın tersine daha samimi ve sıcak bir mekan ahşap maviye boyanmış sandalyeleri ile sahilden uzakta sokak arasında hizmet veriyor. Kendine özgü çok değişik Girit mezelerinden mutlaka tatmalısınız. Biz ne mi yedik ??
- Sıcak ot (burada bahsi geçen ot “Deniz fasulyesi” ,üzerinde bol sarmısaklı yoğurtlu nefis bir sos ile sunuluyor)
- Deniz Mücver ( Mücverin üzerine koyulan peynirin tuzu dışında harika bir lezzet)
- Şaraplı ahtapot (Bununda içinde yine aynı peynirden olduğu için bana biraz tuzlu geldi ama onun dışında başarılıydı)
- Balık salata (bunu pek beğenmedim Fener balığı çok sert geldi )
- Rokalı yeşil salata
Burada da 2 tek rakı , 3 bira içildi yine 140 ytl hesap ödedik.
3-) Sıra geldi tatlılara ; sahil boyunca lokmacı ve meşhur sakızlı dondurması göreceksiniz. En iyi lokmanın İmparator ‘da yapıldığı tiyosunu aldık, hemen taş kahvenin karşısında ,zaten görmekte zorlanmayacaksınız çünkü önünde bitmek bilmeyen bir kuyruk var. Gerçekten lezzetliydi ama sadece bir gün yiyebildik:(
Ada üzerinde ki yediğimiz en lezzetli Sakızlı dondurma ise hediyelik eşyaların satıldığı sokak başında ki yerde satılıyordu. Ama son gün Ayvalık çarşısı içerisinde Lorlu tatlı yemek için gittiğimiz İMREN pastahanesinde yediğimiz sakızlı dondurma bence bir numaraydı. Keşke daha once gitseymişiz :((Lor tatlısına gelince şekerli tatlılarla pek aram olmadığı için bayıldım diyemem ama bu tarz tatlılardan hoşlananlar için bence başarılı. (Zaten en iyisi İmren’de yapılıyormuş:) )
4-) Ve tabiki tatmadan ,almadan dönmeyeceğiniz Cunda’nın olmazsa olmazlarından Zeytinyağı,zeytin ve peynirleri. Hülya hnm. her sabah bizi lor peynirinin farklı lezzetleri ile tanıştırdığı için son gün semt pazarına uğramadan edemedik. Sağolsun Bülent Bey o sıcakta işini gücünü bırakıp bize pazarda rehberlik etti. Sayesinde alabileceğimiz en güzel peynirleri , zeytinleri aldık. Aşağıda telefon numaralarını da veriyorum çünkü İstanbul’a da kargo ile satış yapıyorlarmış. Bence mutlaka deneyin, çünkü fiyatlar oldukça makul hiçbirşey kaybetmeyeceğinizi garanti ederim.
Etiketler: Ege























































